Milli Piyade Tüfeği Geliyor!
Kategori: Genel (Teknoloji & Bilim)| Etiketler: asker, hk 416, milli, milli piyade tüfeği, mke, modern, ordu, piyade, savaş, savunma, silah, tsk, tüfekPortatifi hazır olan ve önümüzdeki yıllarda piyadelerin gözdesi haline gelecek olan milli modern piyade tüfeğinin seri üretime geçilecek halde olduğu açıklandı.
Geçtiğimiz haftalarda atışlarda üstün başarıl elde edildiği belirtilen milli piyade tüfeği, önümüzdeki yıllarda piyadelerin elinde görülmeye başlanacak.
TÜBİTAK’tan ‘dev teknoloji’
Kategori: Genel (Teknoloji & Bilim)| Etiketler: silah, teknoloji, tübitak, uygulama
Tamamen yerli teknolojilerle geliştirilen ve dünyada çok az ülkenin sahip olduğu teknoloji, deniz altında ses dalgalarıyla iletişim sağlayabildiği gibi, dost ve düşman denizaltıları da belirleyebiliyor.Üretim aşaması 4 yıl süren teknoloji, olası torpido saldırılarını önceden belirleyip, sinyal demetleriyle düşman donanmasının haberleşme sistemini de yanıltabiliyor.
Teknoloji bugün Türk savaş gemisine entegre edilmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek.
AA muhabirine açıklama yapan TÜBİTAK Marmara AraÅŸtırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Tarık Baykara, MİLGEM Projesi kapsamında olan ve Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii MüsteÅŸarlığınca desteklenen ”Milli Sonar Sistemi” projesinin baÅŸarıyla sonuçlandırıldığını bildirdi.
Baykara, MİLGEM kapsamında geliÅŸtirilen ve dünyada az sayıda ülkenin sahip olduÄŸu sualtı haberleÅŸme ve hedef tespitini saÄŸlayan sonar teknolojisinin TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü’nde tamamen milli olanaklar kullanılarak geliÅŸtirildiÄŸini belirtti.
Dünyada önemli bir güç olmanın baÅŸlıca koÅŸullarından birinin güçlü deniz kuvvetlerine, güçlü bir deniz teknolojisi alt yapısına sahip olmaktan geçtiÄŸini vurgulayan Baykara, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Milli Gemi Proje Ofisi personeli, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı AraÅŸtırma Merkezi Komutanlığı personelinin de katılım ve iÅŸbirliÄŸiyle tamamlanan projeyle Türkiye’nin deniz teknolojileri alanında dev bir adım attığını söyledi.
ABD, İngiltere, Almanya, Rusya ve Güney Kore gibi birkaç ülkede kullanılan bu teknolojiye artık Türkiye’nin de sahip olduÄŸunu kaydeden Baykara, bundan önceki yıllarda bu alandaki ihtiyaçların tümünün yurt dışından karşılandığına ve bu teknolojiye çok yüksek ücretler ödendiÄŸine iÅŸaret etti.
Baykara, ”Özellikle donanmamızın haberleÅŸme sistemindeki bu bağımlılık büyük bir zafiyet yaratmakta idi. Artık Türkiye bu alanda dev bir atılımı gerçekleÅŸtirerek bu konuda devler ligine girmiÅŸ bulunmaktadır” dedi.
-”TÜBİTAK, GEMİNİN BEYNİNİ ÜRETTİ”-
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 2005′de ilk milli savaÅŸ gemisinin yapımını, Türkiye’nin alt yapısı ve imkanlarıyla adına MİLGEM denilen ”milli gemi” projesiyle baÅŸlattığını anlatan Baykara, projenin çaÄŸdaÅŸ bir savaÅŸ gemisinin sahip olması gereken en ileri teknolojilerle ve silah sistemleriyle donatılmış bir savaÅŸ gemisinin tasarımından, imalatına kadar olan bütün aÅŸamalarının programlandığını aktardı.
Türkiye’nin ilk milli savaÅŸ gemisini geçen yıl Eylül ayında törenle denize indirdiÄŸini anımsatan Baykara, bu geminin ”beyni” olarak düşünülebilecek sonar sisteminin, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitü tarafından üretilmesinin kararlaÅŸtırıldığını ve projenin 2005′de baÅŸlatıldığını dile getirdi.
Baykara, projenin tüm aÅŸamalarıyla baÅŸarı ile sonuçlandırılarak sistemin Türkiye’nin ilk milli savaÅŸ gemisine takılabilecek hale getirildiÄŸini bildirdi.
Sonar sistemlerinin deniz altında çalışan ”radar” sistemleri gibi düşünülebileceÄŸini ifade eden Baykara, sistemi şöyle anlattı:
”Deniz altında elektrik-elektronik sinyaller geçersiz olduÄŸu için sadece ses dalgaları ile iletiÅŸim yapılabilir. Bu bakımdan, bir sonar sistemi esas itibarıyla ses dalgası üreten bir sistemdir. Bu ses dalgaları ile haberleÅŸme ve iletiÅŸim saÄŸlanabildiÄŸi gibi, dost veya düşman denizaltılar belirlenebilir ve takip altına alınır, ayrıca olası torpido saldırıları önceden belirlenebilir. Aynı zamanda bu ses dalgalarıyla yaratılabilecek farklı sinyal demetleri ile düşman donanmasının haberleÅŸme sistemi karıştırılabilir, yanıltılabilir.”
-”TÜM TESTLERDE BAÅžARI GÖSTERDİ”-
Projede, deniz suyuna dayanıklı çok özel ”elastomerik” bir malzeme ile kaplanan ve bir teknoloji harikası olarak isimlendirilebilecek ”transdüser” teknolojisini de TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında geliÅŸtirdiklerini kaydeden Baykara, bunlardan 280′inin bir araya getirilerek büyük bir sistem oluÅŸturulduÄŸunu anlattı.
Baykara, bu sistemin, bir savaş gemisinin beyni gibi çalıştığını dile getirerek şöyle konuştu:
”Bunda olabilecek en küçük bir aksaklık tüm savaÅŸ gemisini felç edebilir. Bu sistem haftalar süren test sürecinden geçirildi, onaylandı ve ayrıca fabrika kabul testi denilen en son aÅŸamayı da geçti. Sistem, bugün itibarıyla da teslim aÅŸamasına geldi. Sanıyorum bu yıl içerisinde de ilk milli gemimize takılarak monte edilecek ve akabinde deniz üstü uygulamalarıyla hizmet vermeye baÅŸlayacak.”
-”TEKNOLOJİ TÜM SAVAÅž GEMİLERİNE UYGULANABİLİR”-
Baykara, proje kapsamında dünyaca kabul görmüş, uluslararası akreditasyona sahip bir Sualtı Akustik Laboratuvarı’nın da kurulduÄŸunu anımsatarak, bu laboratuvarda her türlü sonar sisteminin tasarımı, imalatı, standartlara uygun test ve denemeleri yapılabildiÄŸini ve bundan sonra da çok önemli projelere imza atabileceklerini bildirdi.
Bu laboratuvarda dünya standartlarının ötesinde bir havuz sisteminin bulunduÄŸunu ve buradaki modern teknolojilerle bundan sonra kızaÄŸa konulacak tüm milli savaÅŸ gemilerinin sonar sistemlerini rahatlıkla ve kısa sürelerde gerçekleÅŸtirebilecek bir düzeyin yakalandığını kaydeden Baykara, ayrıca donanmanın sahip olduÄŸu tüm gemilerin sonar sistemlerinin yenilenmesi, bakımı, geliÅŸtirilmesi ve iyileÅŸtirilmesinin de yapılabileceÄŸine iÅŸaret etti. Baykara, ”Asıl amacımız geleceÄŸin ileri teknoloji sonar sistemlerini en uç noktalara götürmek ve Deniz Kuvvetlerimizi bu alanda en ön saflara taşımaktır” dedi.
-”PEK ÇOK ÜLKENİN HAYALİNİ SÜSLÜYOR”-
Baykara, sahip olunan teknoloji ile geliştirilecek ürünleri uygun koşullarda yurt dışına da satmayı hedeflediklerini ifade etti.
Türkiye’nin bu tür ileri teknolojileri yurt dışından alma gibi bir anlayışının bulunduÄŸunu belirten Baykara, ”Ulusal kurum ve kuruluÅŸlarımızın bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz. Büyük emek ve bilgi birikimi gerektiren ve ağırlıklı olarak uzman insan gücü birikimine dayalı bu teknolojiyi yaratmak kolay deÄŸil. Kolay olsaydı pek çok ülkenin hayalini süsleyen bu teknolojiye herkes sahip olabilirdi” diye konuÅŸtu.
Baykara, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü’nün 15 kiÅŸilik uzman bilim adamı araÅŸtırmacı ve araÅŸtırma teknisyeninden oluÅŸan ekibin, son dört yılda gece gündüz çalışarak büyük bir baÅŸarıya imza attığını ve Türkiye’yi dünya ölçüsünde büyük bir rekabetin sürdüğü deniz teknolojilerinde ön saflara getirdiÄŸini sözlerine ekledi.
İngilizlerin Gizli Silah Projesi
Kategori: Genel (Teknoloji & Bilim)| Etiketler: askeri, biyoloji, churchill, doktor, ilk, ingiltere, mektup, ortak, silah, yeni, zamanİngiliz hükümetinin askeri bilim tesisi olan Porton Down’daki bilimadamları yeni açılan arÅŸiv belgelerinde İkinci Dünya Savaşı sırasında dikiÅŸ makinesi firması Singer ile iÅŸbirliÄŸi yaparak Almanlara karşı koymak amacıyla son derece ölümcül bir silah geliÅŸtirdiklerini ortaya çıkardı.
Belgelere göre Singer’in içlerine son derece ölümcül bir zehir enjekte edilmiÅŸ iÄŸneler talep edilmiÅŸ.Bu planı o zaman İngiltere BaÅŸkanı olan Churchill’in yaptığı belirtiliyor.
Belgelere göre askeri planlayıcılar, her biri sadece 4 gram ağırlığında olan dartların havadan düşmanın üzerine atıldığında bombalardan ve hardal gazından çok daha ölümcül olacağını düşünüyordu.
Ocak 1942′de o dönem ingiltere’nin en önemli bakteriyoloÄŸu olan Dr. Paul Fildes, Singer firmasına bir mektup yazarak iÄŸne istedi. Mektupta iÄŸnelerin ne için kullanılacağını açıklamayan doktor şöyle diyor: “DikiÅŸ makinesi iÄŸnelerine neden ihtiyacım olduÄŸunu açıklamam biraz güç, ama bıçak keskinliÄŸinde olmaları son derece önemli.”
Mektup, ‘Biyoloji Bölümü, Deneysel Bölüm, Porton, Salisbury’ adresinden yollanmış.Ulusal ArÅŸiv tarafından tutulan ve yeni açıklanan belgeler, İngiltere ve Kanada’nın ortak projeyle milyonlarca dart üretmeyi planladığını gösteriyor. Bunlar, her biri 30 bin dart taşıyan ve atıldıkları zaman misket bombası misali dağılan 200 kiloluk misket mermileri olarak havadan atılacaktı.
Oluklu çinko alaşımı dart, iğne bölümündeki bir boşlukta ufak miktarda zehir bulunacaktı. Dart arkasında bulunan kağıt bir kuyruk sayesinde atıldığında saniyede 76 metre hızla düz bir şekilde uçacaktı.
İğnedeki zehir artık nasıl bir zehirse vücuda girdikten 30 saniye sonra insanı tahtalı köye gönderiyormuÅŸ.EÄŸer bu süre içinde iÄŸne yerinden çıkarılırsa ilk önce hareket kabiliyetini yitirme 1 veya 5 dakika içerisinde yığılma 30 dakika içerisinde ise ölüme sebep oluyormuÅŸ.Zehirli dart deneylerinin Kanada’ın Alberta eyaletinde yapıldığı kaydedilirken, sonuçta dartlardan kesin bir korunma yöntemi bulunmadan geniÅŸ ölçekli üretime geçilmemesi kararı alınmış.
Bu İngilizler 67 sene önce bu kadar tehlikeli ve ölümcül bir silah bulabiliyorsa şuan ellerinde nasıl silahlar vardır siz düşünün(!)
Arama
Özel Haberler
ArÅŸiv
Etiket Bulutu
Bağlantılar
Son Yazılar
- OGame Yasaklandı!
- Milli Piyade Tüfeği Geliyor!
- Modem Değiştirme Kampanyası
- Wordpress Seo Ayarları Nasıl Yapılır?
- “Aircruise” Havada Uçan Otel ! (VİDEO)
- Çinli Bir Firmadan “iPad Çalıntı” İddiası
- GTA 4 (IV) İçin Hayranlarına Ek Bölümler Geliyor!




